Yolları özgürlük mücadelesinde kesişen üç kadın!
  • Rojev
  • Kadın
  • Yolları özgürlük mücadelesinde kesişen üç kadın!

Yolları özgürlük mücadelesinde kesişen üç kadın!

Diasporada yolları kesişen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez, Kürt özgürlük mücadelesinin kalbinin attığı Amed’den uğurlandıkları 3 farklı diyarda 3 fidan oldular.

ABONE OL
Ocak 7, 2023 06:00
Yolları özgürlük mücadelesinde kesişen üç kadın!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
HABER MERKEZİ – Diasporada yolları kesişen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez, Kürt özgürlük mücadelesinin kalbinin attığı Amed’den uğurlandıkları 3 farklı diyarda 3 fidan oldular. 
 
Kurdistan coğrafyasında farklı zaman ve mekanlarda dünyaya gelen 3 kadın, Kürt halkına biçilen “kaderi” değiştirmek için aynı yolda buluştu. Ömürlerini özgürlük mücadelesine adayan bu kadınlar yine “yaşamı uğruna ölecek kadar sevenler” kervanına birlikte uğurlandılar. 
 
AMED’DEN 3 KADIN GEÇTİ 
 
Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde katledilen PKK kurucularından Sakine Cansız (Sara), Kurdistan Ulusal Kongresi (KNK) Paris Temsilcisi Fidan Doğan (Rojbîn) ve Kürt Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in (Ronahî) cenazeleri, aynı uçakla Amed’e getirildi. Burada yüzbinler tarafından karşılanan Cansız, Doğan ve Şaylemez, daha sonra kadınların omuzlarında, görkemli bir törenle defnedilecekleri Dêrsim, Mereş ve Mersin’e uğurlandı. 
 
Katliam ve göçün derin izler bıraktığı topraklarda yolculukları başlayan 3 kadın, mücadeleleriyle bugünün kadın özgürlük mücadelesine ışık oldular. 
 
FİDAN DOĞAN 
 
3 kadından Fidan Doğan tıpkı Sakine Cansız gibi Kürt Alevilere yönelik bir katliamın ardından dünyaya geldi. Doğan, 19 Aralık 1978’de Alevilere yönelik gerçekleştirilen ve 7 gün süren olaylar sırasında yüzlerce Alevi’nin katledildiği, yüzlerce ev ve işyerinin ateşe verildiği Mereş’in Elbistan ilçesine bağlı Malo Butan (Hançıplak) köyünde 17 Ocak 1982 tarihinde gözlerini dünyaya açtı. Katliamdan 4 yıl sonra doğan Doğan’a büyük halasının ismi verildi. Ailesi, o henüz 2 yaşındayken (1984) ekonomik nedenlerden dolayı Fransa’ya göç etmek zorunda kaldı. 2 kız kardeşi ile köyde babaannesinin yanında kalan Doğan, ilkokul ikinci sınıfa kadar köyde okudu. 9 yaşına geldiğinde ise kardeşleriyle Fransa’ya ailesinin yanına gitti. Erkek egemenliğinin hala hüküm sürdüğü köyü en son 17 yaşında ziyaret eden Doğan, köyde tanıştığı üniversite gençlerinin mücadelesinden etkilendi. Fransa’nın Strasburg kentinde orta ve lise öğrenimini tamamlayan Doğan, yaz tatili sonunda Strasburg’a döndü ancak aklı köydeki gençlerde kaldı. İlk olarak Kürt Kültür Derneği’nde kültürel etkinliklere katılan Doğan’ın mücadeleye olan ilgisi ve bağlılığı arttı.
 
15 ŞUBAT 1999 TARİHİ 
 
Yurtsever bir ailede büyüyen Doğan için 15 Şubat 1999 tarihi dönüm noktası oldu. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın uluslararası komplo ile Türkiye’ye getirilmesi, birçok Kürt genci gibi Doğan için de mücadele tarihinin başlangıcı oldu. Yüzünde hiç eksilmeyen gülümsemesi ve mütevazılığı ile akıllara kazınan Doğan, mücadelede önemli bir yol kat etti. Diasporada gençlik çalışmalarına katılan Doğan, “Rojbîn” adını kullanma kararı aldı. 
 
KNK TEMSİLCİLİĞİNE ATANDI 
 
Doğan, ilk iki yıllık pratiğinden sonra diploması çalışmalarına, katledildiği Kurdistan Enformasyon Merkezi’nde başladı. Fransa ve Belçika başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde diplomatik faaliyetler yürüten Doğan, ikna edici özelliğiyle dikkatleri çekti. 2007 yılında Öcalan’ın zehirlenmesine karşı Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi’nin (CPT) İmralı Adası’na bir heyet göndermesi talebiyle gerçekleştirilen ve 39 gün süren açlık grevi eyleminin dış kamuoyuna dönük sözcülüğünü yapan Doğan, 2011 yılında uzun yıllar emek verdiği Paris’teki Kurdistan Enformasyon Bürosu’na bu kez sorumlu olarak döndü. Artık Fransa’nın tüm diplomatik alanlarından sorumlu KNK Temsilcisi olan Doğan, katledildiği güne kadar tüm dünyanın dikkatini Kürt özgürlük mücadelesine çekmeye çalıştı. 
 
LEYLA ŞAYLEMEZ 
 
3 kadından en genciydi Leyla Şaylemez. Halepçe Katlimamı’nın yaşandığı 1988 yılının 1 Ocak günü Mersin’de dünyaya gelen Şaylemez’e, Kürt kadın mücadelesinin öncülerinden Leyla Qasım’ın adı verildi. Babası yıllar sonra “Kızım adının hakkını verdi” diye anlatacaktı.
 
Diyarbakır’ın Lice ilçesinden olan Şaylemez, devletin baskı ve zulmünden dolayı 37 yıl önce Mersin’e göç etmek zorunda kalan 8 çocuklu bir ailenin beşinci çocuğuydu. O henüz 2 yaşındayken babası Cumali Şaylemez devletin baskı ve zulmünden dolayı Almanya’ya göç etti. Çocukluğu Mersin’in eski adı Barbaros ve şimdiki ismi ise Eğriçam Mahallesi’nde bulunan iki katlı bir evde annesi, kardeşleri, kuzen ve amcalarıyla geçen Şaylemez, 1994 yılında 5 kardeşiyle birlikte Almanya’ya gitti. 2 yıl sonra da anne ve 2 kardeşi Almanya’ya yanlarına gitti.
 
SÜRGÜNDE BİR YAŞAM 
 
1994 yılında Almanya’nın Saksonya-Anhalt Eyaleti’nde bulunan Halle kentine yerleşen Şaylemez ve ailesi, uzun yıllar zorlu şartlarda yaşam mücadelesi verdi. Ailesi çocuklarının Alman okullarındaki eğitimlerinin yanı sıra kendi kültürel değerlerinden uzak kalmamaları için çocuklarını Kürt derneklerine götürdü. Folklor gruplarında yer alan Şaylemez, inatçı kişiyle hafızalarda kaldı. 9 yıllık eğitiminin ardından üniversiteye girmek için hazırlıklara başlayan Şaylemez, bu sırada Kürt hareketini tanımaya başladı ve aktif bir şekilde çalışmalarda yer aldı. 2008 yılında katıldığı gençlik çalışmalarını Avrupa’nın çeşitli yerlerinde yürüttü.
 
EN BÜYÜK ÖZLEMİ AMED’Dİ
 
2010 yılında PKK’ye katılan Şaylemez, 2 yıl sonra sağlık sorunları nedeniyle tekrar Avrupa’ya döndü ve çalışmalarına kaldığı yerden daha aktif bir şekilde devam etti. En büyük özlemi Amed’i görmek ve Amed Newrozu’na katılmak olan Şaylemez, hasret kaldığı toprakların özgürleşmesi için kısacık ömrüne kocaman bir mücadele sığdırdı. 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.