DOLAR 18,6392 -0.01%
EURO 19,2594 0.03%
ALTIN 1.047,50-0,01
BITCOIN 3073741,63%
Diyarbakır
10°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

Danıştay ikinci kez köylüleri haklı buldu
  • Rojev
  • Ekoloji
  • Danıştay ikinci kez köylüleri haklı buldu

Danıştay ikinci kez köylüleri haklı buldu

Danıştay, Zorava Çayı üzerinde yapılmak istenen Hidroelektrik Santrali için verilen ÇED raporu için ikinci kez iptal yönünde karar verdi.

ABONE OL
Kasım 11, 2022 10:37
Danıştay ikinci kez köylüleri haklı buldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL
SÊRT – Danıştay, Zorava Çayı üzerinde yapılmak istenen Hidroelektrik Santrali için verilen ÇED raporu için ikinci kez iptal yönünde karar verdi. 
 
Danıştay, Sêrt’te Zorava Çayı üzerinde yapılmak istenen Hidroelektrik Santrali (HES) için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun iptali yönünde ikinci kez karar verdi. İlk raporun yerel mahkeme tarafından reddedilmesiyle, yerel mahkemenin kararını iptal eden Danıştay, yerel mahkemenin iptal kararına itiraz eden ve iptal kararının reddini isteyen idarenin talebini reddetti. 
 
Sêrt’in Dihê (Eruh) ilçesine bağlı Şavuran köyünden geçen Zorava Çayı’nda, 2015 yılında köylülerin tepkilerine rağmen Hidroelektrik Santrali (HES) yapıldı. Beş yıl içinde tamamlanan HES’e, yaklaşık 7-8 kilometre uzaklıkta yeni bir santral kurulmak istenmesi köylüleri harekette geçirdi. İkinci santralin yaşam alanlarını olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna karşı idare mahkemesine başvuran köylülerin talebi mahkemece reddedildi. Talebin reddedilmesiyle Danıştay’a itirazda bulunan köy sakinleri, yerel mahkemenin kararının iptalini istedi. Danıştay, köylüler lehine karar vererek, ÇED raporu için keşif raporu kararı verdi. 
 
DANIŞTAY’IN GEREKÇESİ
 
Danıştay kararında şu ifadelere yer verdi: “Keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, uyuşmazlığın esası hakkında alınacak rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerini birlikte değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.”
 
İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ
 
Keşif raporunun ÇED raporu aleyhine olması nedeniyle yerel mahkeme, HES kararını iptal etti. Bunun üzerine Siirt İl Genel Meclisi, harekete geçti. 4 kişinin görevden alınmasıyla HDP’nin 3, AKP’nin ise 15 üyesinin bulunduğu İl Genel Meclisi, 2 Ağustos’ta aynı bölgede HES yapılması için İmar Planı’nda değişikliğe giderek, 3’e karşı 15 oyla kabul etti. İmar Planı değişikliğinin Siirt Valisi Osman Hacıbektaşoğlu tarafından onandı.
 
OY BİRLİĞİYLE KARAR ALINDI
 
Mahkemenin ÇED raporunu iptal etmesiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile HES’in yapımını üstlenen firma, “imar değişikliği” gerekçesiyle Danıştay’a ÇED raporunun iptalinin reddi istemiyle başvurdu. Danıştay, oy birliğiyle ÇED raporunun iptalinin reddi istemini reddetti.
 
HUKUKİ MÜCADELE
 
Davanın avukatı Fatma Elçiçek, Zorava Çayı’nın birçok köy için su kaynağı olduğunu hatırlatarak, “Çay boyunca yerleşim yerleri bulunmaktadır, hayvanların su ihtiyacını ve tarımsal faaliyetlerini bu su kaynağından karşılamaktadırlar. Ayrıca yine söz konusu ÇED projesinin hayata geçirilmesi halinde gerek yaban hayatının zarar görmesi, gerekse habitat kaybının oluşacağı açıkça ortada olduğunu gösteriyor. Mahkeme taleplerimizde haklı olduğumuzu gösterdi. Ancak doğaya zarar vericiler, şirketler bu kararlara rağmen kanunları dolanarak burada bu projeyi farklı şekillerde dahi olsa hayata geçirmek için vazgeçmiyorlar maalesef. Halihazırda yine İl Özel İdareye karşı açtığımız nazım imar planının iptaline ilişkin davamız derdest olup Zorava için hukuki mücadelemiz devam etmektedir. Köylülerin bu süreçteki ısrarlı ve güçlü iradeleri elbette ki çok kıymetli, onlar atalarından kalan son yaşam alanlarını proje tutkunlarına, doğa ve doğadaki canlı düşmanlarına kurban vermek istemiyorlar. Bu ısrarlı ve güçlü iradelerini de hukuki yollarla en güçlü şekilde gösterdiler ve gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.
 
‘KÖYLÜLERİN YAŞAM ALANI YOK EDİLMEK İSTENİYOR’
 
Yapılması planlanan proje kapsamı köylülerin yaşadığı yer olduğunu kaydeden Elçiçek, “Bu sebeple köylü davacıların bu zararlı toz, gürültü ve hava emisyonundan olumsuz etkilenmemesi mümkün değildir. Projenin ortasında yer aldığı Zorava Çayı, iki dağ arasında çukurda kalmış şeklindedir. Bu da işletmeden kaynaklanan hava ile yayılacak emisyonların uzun süre dağılmadan oradaki tarlaların üstünde birikmesine, oranın flora ve fauna yapısının bozulmasına ve olağan etkisinin çok üzerinde bir etki doğurmasına yol açacaktır. Proje kapsamında proje üniteleri olarak regülatör, su alma yapısı, cebri boru, santral binası, şalt sahası, enerji iletim hatları ve alternatif tali ulaşım bağlantılarının yapılacak olup, mevcut projenin inşa edilmesi için dinamitler patlatılacak hafriyat atıkları dere kenarlarına boşaltılacak ve ormanlık arazilerin çoğu yok olacaktır” diye konuştu. 
 
‘DOĞAMIZA SAHİP ÇIKALIM’
 
Yurttaşların yaşama alanlarının tahrip edildiğini kaydeden Elçiçek, “Siirt’in çevresindeki çoğu doğa ve tarihi güzellikler, hatta yüzlerce köy HES projelerine kurban edilmiştir. Kalan son yaşam alanlarımıza, yeşilimize, suyumuza, doğamıza, geleceğimize hep beraber sahip çıkalım” diye ekledi. 
 
MA / Fethi Balaman
 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.