DOLAR 17,9331 -0.03%
EURO 18,4099 -0.71%
ALTIN 1.038,510,60
BITCOIN 4403740,43%
Diyarbakır
39°

AÇIK

04:25

İMSAK'A KALAN SÜRE

İstifaya zorlanan Oğuz: HDP Danışma Kurulu üyeliğini onurla kabul ettim
  • Rojev
  • Güncel
  • İstifaya zorlanan Oğuz: HDP Danışma Kurulu üyeliğini onurla kabul ettim

İstifaya zorlanan Oğuz: HDP Danışma Kurulu üyeliğini onurla kabul ettim

HDP Danışma Kurulu’na seçilen Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şebnem Oğuz, görev yaptığı üniversite yönetimi tarafından HDP’de Danışma Kurulu üyesi olduğu gerekçesiyle istifaya zorlandı.

ABONE OL
Temmuz 8, 2022 16:30
İstifaya zorlanan Oğuz: HDP Danışma Kurulu üyeliğini onurla kabul ettim
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İSTANBUL – HDP Danışma Kurulu’na seçilen Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şebnem Oğuz, görev yaptığı üniversite yönetimi tarafından HDP’de Danışma Kurulu üyesi olduğu gerekçesiyle istifaya zorlandı.

Halkların Demokrasi Partisi’nin (HDP) 3 Temmuz’da gerçekleşen 5’inci Olağan Büyük Kongresinde HDP Danışma Kurulu’na seçilen Prof. Dr. Şebnem Oğuz, 10 yıldır öğretim üyesi olduğu Başkent Üniversitesi tarafından istifaya zorlandı. Oğuz, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Yaptığı açıklamada HDP Danışma Kurulu üyeliğini onurla kabul ettiğini belirten Oğuz, “Bu adım, benim için 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde HDP’ye destek ile başlayan, 2016’da ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ başlıklı barış bildirisinin imzacıları arasında yer alışımla devam eden siyasal tercihlerimin doğal bir uzantısıydı” ifadelerine yer verdi.

İSTİFAYA ZORLANDI

Kongrenin hemen ardından 4 Temmuz’da, Başkent Üniversitesi Rektörlüğü tarafından HDP Danışma Kurulunda yer aldığı için istifa dilekçesi yazmasını istediklerini aktaran Oğuz, yaşananları şöyle aktardı: “Anayasa’da tanımlı ve hukukî koruma altında olan bu hakkımı kullanmış olmam üniversite tarafından işimin sonlandırılması gerekçesi oldu. Okula gittiğimde ilişik kesme formum bile hazırlanmıştı. Bundan iki hafta önce zaten başka nedenlerle yaz sonunda emekli olacağımı yönetime bildirmiştim. Danışmanlığını yaptığım tez öğrencileriyle ve başka akademik angajmanlarla ilgili işleri yaz sonuna kadar tamamlamak üzere bir planlama yapmıştım. Fakat pazartesi günü istifam istendiğinde yönetimin bir gün daha okulda kalmama tahammülü olmadığı ortaya çıktı. Hemen ilişiğimi kesip odamı toplamam, kurumsal elektronik hesaplardan çıkmam bekleniyordu. Emeklilik nedeniyle görevimden ayrılmak istediğime dair dilekçeyi mesai saati bitiminden önce teslim etmeye zorlandım.”

‘TAHAMMÜLSÜZLÜK’

Sonrasında üniversite ile bütün ilişkisini keserek üniversite kimliğini teslim ettiğini belirten Oğuz, ilişki kesme işlemleri sırasında kurumun bilişim sistemine yüklediği materyalleri kendi dijital ortamına aktarmak için istediği süre dolmadan ilgili hesaplara erişiminin kapandığını aktardı. Kendisini ve öğrencilerini zor duruma sokan bu duruma karşı tepki gösteren Oğuz, aynı “tahammülsüzlüğün” 11 Ocak 2016’da Barış İçin Akademisyenler bildirisinin açıklanmasından sonra da yaşandığını hatırlattı.

ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNİN TUTUMU

Barış Bildirisinin okunmasından 1 hafta sonra görevinden uzaklaştırıldığını ve bir süre sonra göreve geri döndüğünü aktaran Oğuz, “Ancak bu kez konjonktür farklıydı. Pazartesi günü istifam istendiğinde yöneticilerden birinin ‘sizi o zaman atmamıştık kıymetini bilmediniz, tam da tanıtım günleri başlamadan önce böyle bir şeyi nasıl yaparsınız’ mealindeki sözleri üniversite yönetiminin tutumunun, siyasal rejimin otoriterleşme doğrultusunda geldiği vahim aşamadan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ve yasal güvencemin bu çatı altında geçerli olmadığını göstermektedir” ifadelerini kullandı.

FAKÜLTE ‘KENDİ İSTEĞİYLE EMEKLİ OLDU’ DEMİŞ

Vermeye zorlandığı dilekçe sonrası fakültenin, Oğuz için kendi isteğiyle emekli olduğu konusunda yazılı açıklama yaptığını aktaran Oğuz, açıklamanın yanlış ve eksik olduğunun altını çizdi. Oğuz açıklamasını şu şekilde sonlandırdı: “Mecliste grubu bulunan yasal bir siyasi partinin danışma kuruluna üye olmamın hemen ardından emeklilik nedeniyle istifaya zorlandım. Bu açıklamayı yapma nedenim kişisel bir mağduriyeti dile getirmekten çok, hem kapatma davası açılan bir siyasal partinin yasallığını bir kez daha vurgulamak üzere gösterdiğim dayanışmanın, Anayasal hakkımın ve görevimin, hem de özgür ve demokratik üniversite mücadelesinde vakıf üniversitelerinde yaşanan sorunları ortaya koyma sorumluluğumun bir gereğidir.”

En az 10 karakter gerekli