DOLAR %
EURO %
ALTIN 1.021,430,45
BITCOIN %
Diyarbakır
38°

AÇIK

04:32

İMSAK'A KALAN SÜRE

DTK Sağlık Meclisi: Tecridi kırıp özgürlüğümüzü inşa edebiliriz
  • Rojev
  • Güncel
  • DTK Sağlık Meclisi: Tecridi kırıp özgürlüğümüzü inşa edebiliriz

DTK Sağlık Meclisi: Tecridi kırıp özgürlüğümüzü inşa edebiliriz

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecride dikkat çeken DTK Sağlık Meclisi, “Tecrit toplumsal soykırımdır. Direnişi büyüterek, tecridi kırıp, barış ve özgürlüğümüzü inşa edebiliriz” dedi.

ABONE OL
Temmuz 12, 2022 05:30
DTK Sağlık Meclisi: Tecridi kırıp özgürlüğümüzü inşa edebiliriz
0

BEĞENDİM

ABONE OL
DİYARBAKIR – PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecride dikkat çeken DTK Sağlık Meclisi, “Tecrit toplumsal soykırımdır. Direnişi büyüterek, tecridi kırıp, barış ve özgürlüğümüzü inşa edebiliriz” dedi.  
 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Sağlık Meclisi, başta PKK lideri Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecrit olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, başta İmralı olmak üzere Türkiye cezaevlerinde uygulanan tecrit uygulamalarının sınır tanımaz noktaya geldiğine dikkat çekildi. 
 
‘TECRİT YAYILDI’
 
Devletin artan soykırımcı, sömürgeci savaş politikaları ile beraber başta İmralı olmak üzere cezaevlerinde uygulanan tecrit politikalarının sınır tanımaz bir noktaya geldiği kaydedilen açıklamada, “Kürt halk önderi sayın Abdullah Öcalan 15 şubat 1999’da NATO’nun Gladyo yapılanması tarafından, komplo sonucu tutuklanınca tecrit ve devamında Kürt halkının imhasına yönelik konsept hazırlandı. Özel savaş politikaları ile devam ettirilen tecrit İmralı zindanında yoğunlaştırıldı. Komplo ile önderliksiz bırakılmaya çalışılan Kürt halkı, sınırsız bir sömürgecilik kıskacına alınmak istendi. 
 
Hapishane kurumu öncelikle bir özne olan insanı nesneleştirmeyi hedefleyen yapıdadır. İktidarlar bunun içinde her türlü tekniği kullanır, tecritte bunların başında gelir. Siyasi iktidarın İmralı cezaevinde geliştirdiği tecrit sistemi; bütün cezaevlerine taşırılarak, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, sağlığa erişim ve yaşam hakkı cezaevlerinde daha da derinleşen sorunlar haline gelmeye başladı. Cezaevlerinde devreye sokulan konsept ile cezaevleri işkence alanına dönüştürüldü. Son dönemlerde cezaevlerindeki yönelimlere bakıldığında Esat Oktay pratiklerinin AKP-MHP vesayetinde devam ettiğini görmekteyiz” denildi. 
 
‘TECRİT İNSAN SAĞLIĞINA SALDIRI SİSTEMİDİR’
 
“Sağlık, bir ekolojik; iki toplumsal, kültürel, siyasal; üç biyolojik, ruhsal bütünlük olarak tanımlanır” diye belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Bu tanıma baktığımızda tecridin insanın sağlığına bir saldırı sistemi olduğunu görebiliriz. Bu yüzden tecrit sistemi en temelde sağlıksız birey ve toplum yaratmanın zeminidir. Ki bugün tecrit sistemine baktığımızda devletli uygarlık sistemleri bireyi ve toplumu sağlığından kopartarak hastalığı yaratanın en temelde kendisi olduğunu tekrar göstermiştir. İmralı’da uygulanan sistem ise daha derin olup tecrit içinde tecrit sistemidir. Şu an Türkiye cezaevlerinde uygulanan tecrit sistemi; başta Kürt halk önderi Abdullah Öcalan ve siyasi tutsaklar şahsında bir bütünen topluma uygulanmak istenen politikaların ilk üretildiği alanlar haline getirilmiştir.”
 
‘TECRİT SAVAŞI DERİNLEŞTİRİYOR’
 
Tutukluların toplumdan izole edilmesi, düşüncelerinden vazgeçirilerek kendi öz benliğinden koparılması hedefinin yanında Kürtlere karşı uygulanan soykırımlarda da bunların amaçlanarak bir yarı açık cezaevi pratiği sergilendiği vurgulanan açıklamada, “İmralı başta olmak üzere Türkiye cezaevlerinde ağırlaştırılan tecrit, barış ihtimaline karşı savaşı, hak ve özgürlüklere karşı antidemokratik uygulamaları, sağlıklı yaşama karşı ekolojik tahribatı derinleştirerek toplum bir bütün hastalıklı kılınmaya çalışılmıştır. Cezaevlerinin durumlarının insanlık suçu işlenen alanlara dönüştüğünü tekrar belirtiyoruz. Şu an Türkiye cezaevlerinde Nisan 2022 yılı itibarı ile 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus bulunmaktadır. Şu an ki durumu ile cezaevinde olmaması gereken yüzlerce hasta tutsağın cezaevinde sağlık hizmetine erişim hakkı dahi tamamen ortadan kaldırılmıştır. 2021 yılından bu yana 59 mahpus yaşamını yitirdi” diye kaydedildi. 
 
ATK KARARLARI
 
Adli Tıp Kurumu’nun “Cezaevinde kalabilir” şeklindeki raporu devreye sokulan konsepti gösterip insanlık suçu işlendiğini ortaya koyduğunu ifade edilen açıklamada, Türk özel imha konsepti uygulamaları ile hasta tutukluların ayrı bir işkence sistemine tabi tutulduğunu belirtildi.  Çözüm ve barış iradesi olan İmralı’ya karşı yürütülen sistemli politikanın, savaşın ve sömürünün yaygınlaşmasına neden olduğu vurgulanan açıklamada, savaşın toplumsallığı üzerinde yakıcı etkileri düşünüldüğünde; Öcalan’ın özgürlüğü ve sağlığının Türkiye ve Ortadoğu halkları açısından öneminin ortaya çıktığı ifade edildi. Öcayah şahsında bütünen Kürt halkına yönelik devreye sokulan soykırım politikaları ile sağlıklı yaşamın en önemli belirleyenlerinden bir tanesi olan siyasal iyilik halinin ortadan kaldırılmak istendiği kaydedilen açıklamada, “Siyasi ve toplumsal özgürlüklere yönelik saldırılar, doğa talanı, kimyasal silahların kullanımı, fuhuş ve uyuşturucu yapıcı maddelerin yaygınlığı, kolluk tarafından bilinçli işlenen suçlar, kültürel değerlere saldırı vb. Politikaların sürdürülmesi, uygulanan tecrit politikalarına bağlı olduğu açıktır. Siyasal sağlıktan ruhsal bedensel ekolojik kültürel sağlığa kadar bir bütünen sağlıksızlığı yaşayan toplum gerçekliği varken, önderliksel çıkış ile beraber kendi yaşamına sahip çıkmak için daha çok direnen Kürt gerçekliği açığa çıkmıştır” denildi. 
 
‘MÜCADELE TECRİDİ KIRMAYA YÖNELİK OLMALI’
 
Öcalan’ın sağlığı ile toplumun sağlığının birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “En temelde de Sayın Abdullah Öcalan Kürt halkının önderi olduğu için sağlığı Kürdistan halkının da sağlık sorunudur. Tecrit sadece adil yargılanma hakkından yoksun bırakılma olmayıp, geliştirilen özel savaş teknikleri ile toplumsal soykırımdır. Bu nedenle savaşa ve soykırıma karşı yürütülen demokrasi,  özgürlük ve hak mücadelesi de tecridi kırmaya yönelik olmalıdır. ‘Önderliğimizin sağlığı bizim sağlığımızdır ve tecrit toplumsal sağlıksızlıktır şiarı ile direnişi büyüterek, tecridi kırıp, barış ve özgürlüğümüzü inşa edebiliriz. Sömürgeci ve istilacı politikalara karşı sağlıklı ve özgür bir yaşam inşa etmek en öncelikli yurtsever görevimizdir” diye belirtildi. 

En az 10 karakter gerekli