DOLAR 18,6494 0%
EURO 19,2744 0.08%
ALTIN 1.047,890,10
BITCOIN 3073291,75%
Diyarbakır
10°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

Av. Vefa: CPT yaptırıma yönelik adımlar atmalı
  • Rojev
  • Güncel
  • Av. Vefa: CPT yaptırıma yönelik adımlar atmalı

Av. Vefa: CPT yaptırıma yönelik adımlar atmalı

PKK Lideri Abdullah Öcalan'a dönük tecridin yerinde gözlemlenmesi için İmralı'nın ziyaret edilmesini isteyen İHD Riha Şube Eşbaşkanı Av. Mustafa Vefa, "CPT, göstermelik ziyaretler değil, yaptırıma yönelik adımlar atmalı" dedi.

ABONE OL
Kasım 17, 2022 06:30
Av. Vefa: CPT yaptırıma yönelik adımlar atmalı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
RIHA – PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecridin yerinde gözlemlenmesi için İmralı’nın ziyaret edilmesini isteyen İHD Riha Şube Eşbaşkanı Av. Mustafa Vefa, “CPT, göstermelik ziyaretler değil, yaptırıma yönelik adımlar atmalı” dedi.  
 
İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde ağır tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan, 19 aydır aile, vasi ve avukatlarıyla görüştürülmüyor. Öcalan, en son 25 Mart 2021’de kardeşi Mehmet Öcalan ile kesintili telefon görüşmesi gerçekleştirebildi. Söz konusu günden bu yana Öcalan’dan haber alınamıyor. Bursa İnfaz Hakimliği, başvuruların engellenmesine “disiplin cezasını” gerekçe gösterirken, mutlak tecride karşı tepkiler de sürüyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) Riha Şube Eşbaşkanı avukat Mustafa Vefa, tecritle “diz çöktürülmek istendiğini” belirtti. 
 
DİZ ÇÖKTÜRME AMACI
 
Dernek olarak cezaevlerinde yaşanan sorunları tespit ettiklerini ve karşılarına çıkan en büyük sorunuun tecrit olduğunu belirten Vefa, İmralı ve diğer cezaevlerde tecridin devam ettiğini kaydetti. Tecridi “insanlık suçu” ve “insan onuruna aykırı bir davranış” olarak nitelendiren Vefa, “Tecritle diz çöktürülmek istenen, bir insanın onurudur ve duruşudur. Sosyal bir varlık olan insanın dış dünya ve cezaevinde olan insanlarla iletişimini kesmenin yolu tecrittir. İktidar, bu yöntemle insanların iradelerini kırma ve onları cezaevi içerisinde yeni bir cezaevine koymak niyetinde” diye konuştu. 
 
‘DEVLET, HUKUKUNU ÇİĞNİYOR’
 
İmralı’nın uzun süredir insan hakları savunucularının gündeminde olduğuna dikkati çeken Vefa, hem Öcalan hem de onunla beraber tutulan diğer kişiler için çok ağır bir sistemin devrede olduğunu kaydetti. Sorunların başında aile ve avukatlarının başvurularına herhangi bir şekilde yanıt verilmemesi olduğunun altını çizen Vefa, “Türkiye’nin infaz kanunu açıktır. Bu infaz kanunu bütün Türkiye’deki hapishanelerde tutuklu-hükümlü olan her kişiye farklılık gözetilmeden uygulanan bir kanun olması gerekmekte. Mahpusların politik tutumuna, duruşuna, almış olduğu cezaya ya da toplumsal konumuna bakılmaksızın bu infaz kanunundan eşit derecede yararlanması gerekmektedir. İnfaz kanununda avukat görüşü açıktır. Hükümlü ile avukatının nasıl görüşeceği detaylıca anlatılmıştır. Aile görüşleri, telefon görüşleri, dış dünya ile iletişimin nasıl olması gerektiği ya da cezaevindeki iletişimlerin nasıl olması gerektiği kanunla önümüze konulmuştur. Devlet, kanununa rağmen kişilere göre farklılık ortaya koyuyorsa kendi hukukunu çiğnediği anlamına gelir” şeklinde konuştu. 
 
YARGININ TUTUMU 
 
İmralı’da yasaların çiğnendiğini vurgulayan Vefa, “Buna karşı avukatlar ve insan hakları savunucuları başvurduğunda ayrı bir sorun karşılarına çıkıyor. Kendi yasasını çiğneyen devlet, yargıyı da kendi amaçları doğrultusunda kullanabiliyor. İnfaz Hakimliği’nde görevli bir hakim, önüne böyle bir başvuru geldiği zaman, bir mahpusun uzun yıllar ailesi ve avukatları ile bağlantı kuramadığını gördüğü zaman, yasalara aykırı olduğuna hükmetmesi gerekir. Yargı, buna ilişkin tedbir alması gerekirken, maalesef iktidarın politik amaçları uğruna karar veren bir kurum haline getiriliyor” ifadelerini kullandı. 
 
‘UMUT’A ENGEL!
 
Vefa, tecride karşı uluslararası mecrada yapılan girişimlere işaret ederek, “İmralı hapishanesinde uzun yıllardır hukuki haklar, politik tutumlar sebebiyle engelleniyor” dedi. Vefa, devletin kişiye göre pozisyon alamayacağına işaret ederek, Öcalan’ın “umut hakkı”na dair AİHM tarafından verilen ihlal kararını anımsattı. Politik nedenlerle Öcalan’ın “umut hakkı”ndan muaf tutulduğunu belirten Vefa, “Eğer bu uygulamalar devam ediyorsa açıkça hukuk devleti olmadığımıza ilişkin bir deklerasyonun olması gerekiyor. Fakat henüz hukuk devleti iddiasındaysak Abdullah Öcalan ve başka mahpuslar için de ‘umut hakkı’ da, dış dünyayla bağlantı da sağlanmalıdır. Çünkü ortaya konulan bir yasa var. Bu yasaya hepimizin uyması gerekiyor” diye kaydetti. 
 
‘KOMİK GEREKÇELER’
 
“Koster bozuk” ya da “disiplin cezası” gibi gerekçelere karşı yapılan itirazlarda da hukuka aykırı kararlar verildiğini ifade eden Vefa, “Tecrit devreye konulduğunda devletin bütün kademeleri işbirliği içine giriyorlar. Bir mahpusun almış olduğu disiplin cezasının mutlaka kendisine, yasal temsilcilerine tebliğ edilmesi gerekiyor. Buna karşı itiraz hakkı var. Şuan öyle komik hukuka aykırı gerekçeler insanların önüne koyuyorlar ki bu cezanın itiraza konu edilmesinin de önüne geçmeye çalışıyorlar” dedi. 
 
‘YAPTIRIM UYGULANMALI’
 
Vefa, tecride karşı Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerden de bir sonuç alınmadığına işaret ederek, “Uluslararası kuruluşlardan ihlale ilişkin kararlar çıkıyor. Fakat bu yeterli değil. Uluslararası kuruluşların bir an evvel gelip İmralı Hapishanesi’nde inceleme yapması gerekiyor. Ulusal mevzuata ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelere uygun bir infaz rejiminin sürdürülüp sürdürülmediğinin denetiminin mutlaka yapılması gerekiyor. Başta Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) olmak üzere artık göstermelik ziyaretler ve buna ilişkin raporlar değil, yaptırıma yönelik adımların atılması gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuka aykırı eylemleri uluslararası mekanizmalar tarafından tespit edilip, buna göre bir yaptırımın ortaya konulması gerekiyor” şeklinde konuştu. 
 
‘ÖCALAN ÖNEMLİ BİR AKTÖR’
 
Barış ve huzurun hakim kılınması için çalışma yürüttüklerine dikkati çeken Vefa, taleplerinin savaşın ve çatışmanın sonlanması olduğunu vurguladı. Bu durum için aktörlerle sağlıklı iletişimin kurulması gerektiğini vurgulayan Vefa, “Abdullah Öcalan da bu savaş ve çatışmanın bitmesi konusunda büyük role sahip. ‘Umut hakkı’ ya da dış dünya ile iletişim noktasında ailesi ve avukatlarıyla görüşebilmesi lazım” çağrısı yaptı. 
 
MA / Müjdat Can
 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.