DOLAR 18,6494 0%
EURO 19,2744 0.08%
ALTIN 1.047,890,10
BITCOIN 3073291,75%
Diyarbakır
10°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

Alternatif sanatın yolculuğu Gölge Kültür Sanat Merkezi

Alternatif sanatın yolculuğu Gölge Kültür Sanat Merkezi

GKSM’nin “alternatif bir sanat” için yola koyulduğunu ifade eden GKSM tiyatro Rewşan Apaydın, sanatı belli mekanlardan çıkararak tüm kesimlerin ulaşılacağı alanlara taşıdıklarını söyledi.

ABONE OL
Kasım 8, 2022 06:36
Alternatif sanatın yolculuğu Gölge Kültür Sanat Merkezi
0

BEĞENDİM

ABONE OL
İSTANBUL – GKSM’nin “alternatif bir sanat” için yola koyulduğunu ifade eden GKSM tiyatro Rewşan Apaydın, sanatı belli mekanlardan çıkararak tüm kesimlerin ulaşılacağı alanlara taşıdıklarını söyledi. 
 
İstanbul’da 2009 yılında kurulan Gölge Kültür Sanat Merkezi (GKSM), kültür ve sanat alanına birçok sanatçı yetiştirirken, aynı zamanda farklı kültürlerin bir araya geldiği bir merkeze döndü. Köklü geçmişi, profesyonel eğitmenleriyle sanat hayatına devam eden GKSM’ye tiyatro, halk oyunları, müzik ve koro gibi birçok alanda kayıtlarını sürdürüyor. 
 
GKSM’de tiyatro eğitmeni olan yönetmen Rewşan Apaydın, GKSM’nin kuruluşunu, sanata olan katkılarını, atölye çalışmalarında gelinen aşamayı ve üye kayıtlarına dair değerlendirmelerde bulundu.
 
ALTERNATİF SANAT 
 
Esenyurt’ta sanat yapmak isteyen birkaç arkadaşın bir araya gelerek GKSM’yi kurduklarını belirten Rewşan Apaydın, kendisinin de kısa bir süre sonra bu sürece dâhil olduğunu belirtti. Apaydın, “2010 yılıyla birlikte tiyatro sahnesini kurduk ve derslikler açtık. Esenyurt, daha çok ‘öteki’ bir semt olarak nitelenen bir yer. Bu yüzden ‘alternatif bir sanat’ anlayışıyla GKSM yolculuğuna başladı” ifadelerini kullandı.
 
KOLLEKTİF BİR İŞLEYİŞ
 
GKSM’nin birimler şeklinde bir işleyişe sahip olduğunu ifade eden Apaydın, birimlerin kendi işleyişini birimde yer alanların belirlediğini kaydetti. Sanat merkezinde kolektif bir işleyişin olduğunu vurgulayan Apaydın, tiyatro, halk oyunları, müzik ve koro gibi birimlerin kurum için çok önemli olduğunun altını çizdi. Kuruluşunun ilk dönemlerinde nitelikli hocaların Esenyurt’a getirilmesinin zor olduğunu kaydeden Apaydın, devamla şunları söyledi: “Nitelikli bir hocayı Esenyurt’a getirip eğitim vermesi bizim için biraz zorlayıcı bir süreçti. Ama artık gördüğünüz gibi çok geniş bir semt oldu. Sanata olan ihtiyacının da burada çok net bir şekilde gün yüzüne çıktığını görüyoruz.”
 
‘SANAT POLİTİKTİR’
 
Sanatın politik bir üretim olduğunun altını çizen Apaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hatta bugün nefes almanın bile politik olduğunu düşünüyoruz. Buranın var olma nedenlerinden bir tanesi de bu aslında. Çünkü ‘sanat belli yerlerde yapılır, Kadıköy’de yapılır, Taksim’de yapılır’ın alternatifi oldu Esenyurt. İnsanlar tiyatroya gidebilmek için çok uzak yerlere gitmek zorunda kalıyorlardı. Bu bile kendi içerisinde politik bir şey aslında. Çünkü sanatı belli bir kesim belli bir kitle yapabilir olarak düşünenlere çok net bir cevap aslında.”
 
ÖĞRENCİ EĞİTMEN DÖNGÜSÜ
 
GKSM’ye gelen öğrencilerin zamanla aldıkları eğitimlerde profesyonelleşip tekrar GKSM’de eğitmen olarak döndüklerini vurgulayan Apaydın, bunun güzel bir döngü olduğunu belirtti. Apaydın, “Örneğin bugün hali hazırda eğitmenlerimiz, eğitmenlerimizin bir kısmı da burada eğitim alarak sonrasında eğitimlerini profesyonelleştirip, tekrar eğitim verdikleri bir yer burası. Örneğin tiyatro eğitimi alan arkadaşlarımız var. Daha sonrasında konservatuar okuyup, mezun olduktan sonra gelip burada, kendilerinin ücretsiz ulaştığı bir tiyatro sanatına burada kendileri de hoca olarak yolculuklarına hem devam ediyor hem de buraya bir şekilde kazandığı niteliği taşıyor” şeklinde konuştu.
 
ATÖLYEDE ALTERNATİF EVRE VAR
 
Tiyatro, dans gibi atölyelerin bittikten sonra da oyunlarla devamlılığının sürdüğünü dile getiren Apaydın, öğrenciler ile birlikteliklerinin devamlılığını vurguladı. Apaydın, “Mesela dans birimi ve tiyatro birimi için şunu söyleyebiliriz. Bu birimdeki atölye çalışmaları bittikten sonra dağılmak yerine burada alternatif bir şekilde birlikte çalışabileceğimiz arkadaşlarımızla bizler oyun çıkarmaya çalışıyoruz. Bir topluluk var, topluluk da atölyede disiplinli ve düzenli devam eden arkadaşlarımızla birlikte kendilerini sahneye ve sahneye çıktıkları bir evre var. Yani yolculuğumuz aslında atölyelerle bitmiyor, daha sonrasında da devam ediyor” dedi.  
 
KAYITLAR DEVAM EDİYOR
 
Apaydın, kayıtlara dair ise şunları söyledi: “Hali hazırda özel enstrüman derslerinin yıl içerisinde sürekli kayıtları devam ediyor. Halk oyunlarının da şu an Kasım ayı boyunca devam edecek. Tiyatroda öğrencileri için de 15 Kasım’a kadar atölyede beden oyunculuk, temel oyunculuk eğitimi olarak kayıtlarını almaya devam edeceğiz.”
 
 
 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.