DOLAR 18,5462 0.15%
EURO 18,0653 0.21%
ALTIN 983,93-0,34
BITCOIN 3576381,70%
Diyarbakır
32°

AÇIK

16:22

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Enternasyonalist gençler: Şimdi Abdullah Öcalan’a özgürlük zamanı
  • Rojev
  • Dünya
  • Enternasyonalist gençler: Şimdi Abdullah Öcalan’a özgürlük zamanı

Enternasyonalist gençler: Şimdi Abdullah Öcalan’a özgürlük zamanı

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için Almanya’da düzenlenen yürüyüşte yer alan enternasyonalist gençler, “Şimdi özgürlük zamanı. Bu saatten sonra özgürlüğün dışında hiçbir şeyi kabul etmemeliyiz” dedi.

ABONE OL
Eylül 16, 2022 06:34
Enternasyonalist gençler: Şimdi Abdullah Öcalan’a özgürlük zamanı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
İSTANBUL – PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için Almanya’da düzenlenen yürüyüşte yer alan enternasyonalist gençler, “Şimdi özgürlük zamanı. Bu saatten sonra özgürlüğün dışında hiçbir şeyi kabul etmemeliyiz” dedi. 
 
İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 23 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan 18 aydır haber alınamıyor. Son olarak 25 Mart 2021’de ailesiyle kesintili telefon görüşmesi gerçekleştirilen Abdullah Öcalan ile aile ve avukatların yaptığı görüş başvuruları ya yanıtsız bırakılıyor yada “disiplin” cezaları gerekçesiyle reddediliyor. 
 
Kürt sorununun çözümünde muhatap ve Ortadoğu’da derinleşen tüm krizlere karşı çözüm gücü olarak gösterilen Abdullah Öcalan ile temasa geçmek için yapılan hukuki girişimler devam ederken, Avrupa’nın birçok kentinde Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için eylemler gerçekleştiriliyor. Enternasyonalist ve Kürt gençleri, 11 Eylül’de Almanya’nın Essen kentinde “Rêber Apo´nun özgürlüğü için: Özgürlük Mücadelesine Gelin” şiarıyla yürüyüş başlattı. 6 gün sürecek  ve Almanya, İngiltere, Fransa, İsviçre, Kolombiya, Avusturalya, İtalya, İspanya, Hollanda gibi birçok ülkeden çok sayıda gencin katıldığı yürüyüşün, 16 Eylül’de Aechen kentinde son bulması bekleniyor.
 
Yürüyüşün Tertip Komitesi’nde yer alan Muharrem Aral (65) ile yürüyüşte yer alan enternasyonalist gençler, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün önemine dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
ABDULLAH ÖCALAN’DAN ETKİLENDİ 
 
Tertip Komitesi’nde yer alan Muharrem Aral, Türkiye’de henüz üniversite yıllarındayken siyasi faaliyetleri nedeniyle hakkında açılan davada yakalama kararı çıkarıldığını ve bu nedenle yurt dışına çıktığını belirtti. Abdullah Öcalan’ın fikirleri ve kendisiyle görüşme fırsatını 1983, 1985 ve 1996 yılları arasında Suriye’nin başkenti Şam’da yakaladığını kaydeden Aral, Abdullah Öcalan ile tanışma fırsatı yakaladıktan sonra kendisi üzerinde çok büyük etki yarattığını vurguladı. Aral, Abdullah Öcalan’dan şöyle bahsetti: “Önderlik (Öcalan) benim üzerimde çok büyük etki yarattı. Beni zihnen, ruhen kısaca her anlamda etkiledi. Önderlik onurlu bir yaşamın kendisidir, temsilciliğini yapıyor. Önderlikten ve onun yaşantısından müthiş etkilendim ve halen etkilenmeye devam ediyorum. Bu yüzden önderliğin esaretinden, tutukluluğundan en çok etkilenenlerdenim.”
 
GENÇLER İNANÇLA KATILIYOR
 
Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için bugün yaptıkları uzun yürüyüşün önemine dikkat çeken Aral, gelinen aşamada Abdullah Öcalan’ın sadece Kürt halkı için değil, dünya halkları için de düşünsel paradigmalar ürettiğini kaydetti. Bundan kaynaklı Abdullah Öcalan’ın salt bir birey olarak görmediklerini ifade eden Aral, “Bu hususta şunu söyleyebiliriz önderliğimizin (Abdullah Öcalan) geliştirdiği paradigma sadece halkımızı ilgilendirmiyor. Tüm insanlığımızın kurtuluşunu sunuyor. Kapitalist sistemde yaşayan insanlarında bir yığın sorunları var; liberalizm var, bireycilik var, toplumsallıktan kopuş var, müthiş bir çözünürlük var. Bu yönüyle Avrupalı kitlelerinin, gençlerin, önderliğimizin geliştirdiği paradigmayı doğru temelde kavrama çabaları yaşanıyor. Aynı zamanda Rojava Devriminde kadını orada ki rolü bizzat bu enternasyonalist gençler görüyor. Ve bu temelde kendi geleceklerini de, onurlu bir yaşamı da bu mücadeleyle bütünleşmesinde görüyor ve inançla katılıyor. Bugün ikinicisi olan bu yürüyüşümüzde gerçekten katılımın yarıdan fazlası enternasyonalist dostlardır” şeklinde konuştu.
 
ABDULLAH ÖCALAN’I ANLIYORLAR
 
Kapitalist sistemin karşıtı olan Abdullah Öcalan’ın her türlü baskıyla tecrit edilmek istendiğini ifade eden Arar, şöyle devam etti: “Önderliğin tecrit içinde kalması siyasi bir durumdur. Ancak uluslararası durumda buna destek yok. Tabanda halk ve özellikle gençlik boyutuyla bu gerçekliği görme ve bir yerde de kendisini önderlikle özdeşleştirme yani bütünleştirme, önderliği kavrama, anlama var. Bundan dolayı önderliğin özgürlüğünü isteme eylemlerinde enternasyonalist dostların yoğun katılımı söz konusu. Kamuoyu yaratmak oldukça önemli. Sen eylemsiz kaldığın zaman herhangi bir tepki göstermediğinde hiçbir şey açıklığa kavuşturamazsın. Ve hedeflediğin amacı gerçekleştirmede pasif kaldığı gibi önderliğin özdeşleşmesi konusunda da olumlu biri sonuç alınmaz. Ama kitlelerin tepkilerini değişik biçimlerde böyle uzun yürüyüşlerle veya farklı eylemlerle ortaya konduğunda insanların duyarlılığı gelişiyor. Ve doğal olarak önderliğimizin özgürlüğünü gönülden dostlarımız istiyor. Bu uğurda her türlü çabaları söz konusu.”
 
ROJAVA DEVRİMİ’YLE TANIDI
 
Yürüyüşe katılan enternasyonalist gençlerden Kolombiyalı Camilio Torres, Abdullah Öcalan’ın düşüncesinin Rojava Devrimi ile birlikte bütün dünyaya yayıldığını söyledi. Torres, kendisinin de Abdullah Öcalan’ı ve Kürt hareketini bu devrimle beraber tanıdığını kaydetti. Rojava Devrimi’ni bütün dünyanın takip ettiğini dile getiren Torres, “Bu süreçte Abdullah Öcalan’ın fikirleri ve felsefesi her yerde konuşulmaya başlandı. Öcalan’la ilgili yapılan tartışmalarda, eleştirilerde önderliğin fikirlerini, çözümlemelerini gördükçe daha da dikkatimi çekti mücadele. Kolombiyalı olduğum için her ne kadar Kürdistan’a mücadeleye uzak da olsam bu mesafeyi kapatmak istedim bu yürüyüşlerle. Nasıl ki dünya halkları, Kürdistan’ın savunması için kendilerini feda edip şehit düştülerse, şimdi de hep beraber düşmanın zulmüne karşı mücadele ediyorlar” ifadelerde bulundu.
 
‘KÜRDİSTAN UMUDUN MERKEZİDİR’
 
Türkiye’nin Ortadoğu’da ABD, Rusya gibi hegemonik güçlerle sürdürdüğü savaşın insanlığın başına bela olduğunun altını çizen Torres, “Biz dünya halkları ve özgürlük isteyen halklar olarak şunu söylüyoruz; Biz Kürdistan’ı yıkmalarına izin vermeyeceğiz. Aksine Kürdistan bizim yüreğimizdeki devrimdir ve umudun merkezidir. Kürdistan, Ortadoğu devrim mücadelesinin başlayıp dünyaya yayılacağı yerdir. Bizler bunun savunması için hazırız. Nasıl ki arkadaşlarımız Zap, Avaşîn, Metîna’da mücadele veriyorsa, biz de nerede olursa olsun direnişe hazırız. Bizler bu mücadeleyi yürüteceğiz ve şehitlerimizin, önderliğin yolunda yürüyeceğiz” diye konuştu. 
 
‘ÖCALAN’IN ETKİSİNDEN KORKUYORLAR’
 
Tarihteki birçok özgürlük isteyen devrimci önderlerin ilerici düşünceleri ve duruşlarıyla milyonlarca insanı etkilediğini ifade eden Torres, Abdullah Öcalan için “Tarihteki devrim deneyimlerinin toplamıdır” belirlemesinde bulundu. Torres, şöyle devam etti:  “Öcalan, düşünceleriyle, tarzıyla, sosyalizm ve özgürlüğün ısrarıdır. Bütün eski özgürlük mücadeleleri ve devrimleri tek bir noktada buluşturdu ve tek bir dava, tek bir direniş, tek bir başarı haline getirdi. Her yıl, her gün önderliğin fikir ve düşünceleri, kapitalizme karşı başarısı alternatif olduğundan dolayı önderliğe karşı bu kadar ağır bir tecrit uygulanıyor. O yüzden dünyadaki hegemonik güçler onun serbest bırakılmasını istemiyorlar ve onun hakkında gelen bir haberin bile duyulmasını istemiyorlar. Onun dünya üzerindeki özgürlük isteyenler üzerinde bırakacağı etkiden korkuyorlar. Biz biliyoruz ki halkların, gerillanın ve yurtsever halkımızın direnişi, bu saldırılara karşı duruşu, önderliğin özgür olabileceğini, Kürdistan’ın özgürleşebileceğini ve statü kazanacağını mümkün kılıyor. 
 
ŞİMDİ ÖZGÜRLÜK ZAMANI
 
Demokratik modernite düşüncesi, bölge halkları, Ortadoğu ve tüm dünya için bir model ve alternatif olmaktadır. Bu gerçeklik karşısında biliyoruz ki kapitalizmin tarihi bitmekte ve bizler özgür bir yaşamı inşa etmek için hazırız. Bu yürüyüşle biz gençler olarak önderliğin özgürlüğünü istiyoruz. Biz istiyoruz ki bu davamız Kürt gençler başta olmak üzere, enternasyonal ve Avrupa gençleri için bir örnek olsun. Sadece yürüyüşe katılmak yerine, herkes kendisini yaşamında örgütlemeli ve şunu anlamalı; şimdi özgürlük zamanıdır ve bu saatten sonra özgürlüğün dışında hiçbir şeyi kabul etmemeliyiz.”
 
‘ÖCALAN BİR HALK ÖNDERİ’
 
Yürüyüşe katılan Luize Piyani, Öcalan için bugüne kadar üç farklı yürüyüşe katıldığını dile getirdi. Piyani, “Özellikle Rojava Devrimi sürecinde bir temasım oldu. Kürt hareketi için okulda bir sunumumda oldu. Rojava Devrimi için orda özellikle PKK tarihini, önderliğin paradigmasını araştırdım ve aynı şekilde Kürt kimliğini de öğrendim. Öcalan’ı bir önder olarak görüyorum. Benim gibi birçok genç de öyle görüyor. Öcalan’ı ideolojisi ve paradigmasıyla bir halk önderi olduğunu düşünüyorum. Onun için bütün gücümüzle onun fiziki özgürlüğü için mücadele edersek bu eylemlere destek verirsek özgürlüğüne ulaşacağını düşünüyorum” dedi.
 
KADIN ÖZGÜRLÜĞÜ DİKKATİNİ ÇEKTİ
 
Abdullah Öcalan için oluşturulan yürüyüş atmosferinin çok büyük olduğunu dile getiren Maxim Ficsher. 2 sene önce Kürt halkının ve dostlarının yaptığı görkemli yürüyüşle Kürt halkını ve Abdullah Öcalan’ı tanıdığını aktardı. Fischer, “Benim dikkatimi en çok çeken şeylerden biri Başkan APO’nun kapitalist sisteme karşı çıkışıdır. Doğrusu yeni fikirler ortaya çıkarmıştır. Paradigmasının temelinde kadın özgürlüğü ve ekoloji esasına dayanmaktadır. En fazla bu yönü dikkatimi çekmiştir. Almanya’nın Kürdistan’da yürütülen savaşında büyük bir rolü var. Almanya Türk devletine destek veriyor ve silah gönderiyor. Onun için Öcalan’ın özgürlük eyleminin burada yapılması gerekiyor” şeklinde konuştu.
 
KADINLARA KATILIM ÇAĞRISI
 
Suriye savaşından dolayı 5 yıl önce ailesiyle birlikte Şengal’den kaçarak Almanya’ya yerleşen Rojbin Şengal ise, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önder Apo’nun ve Kürdistan mücadelesi içinde yer almak benim için çok anlamlı. Almanya’daki yaşam kendi yaşadığım ülkeye benzemiyor, doğrusu çok zahmetli bir iş Kürdistan’ı çok özlüyorum. Bir gün Kürdistan kurulduğunda ben oraya tekrar döneceğim. 2014 DAİŞ’in Şengal’e saldırılarından dolayı yaşadığımız yeri terk etmek zorunda kaldık. Benim beklentim bu yürüyüşte Kürt kadınları bizimle hareket etsin ve bizimle birlikte bu mücadeleyi yürütsün. Kürt gençleri, Kürt kadınları hepimiz birbirimize sahip çıkalım. Öcalan’ı tek başına bırakmamalıyız.”  
 
ABDULLAH ÖCALAN’IN PARADİGMASI YAYILDI 
 
Kürt halkını ve Abdullah Öcalan’ı Rojava Devrimi ile tanıdığını ifade eden Paula Hilde, bunun için bugüne kadar gerçekleştirilen tüm yürüyüşlere katılım sağladığını dile getirdi. Hilde, “Öcalan’ın paradigması Türkiye, İran, Irak, Suriye ve bütün dünyaya çözüm bulacak kadar kudretlidir. Dünyadaki gençler bu çağrıya, mücadeleye ve yürüyüşe katılmalıdır. Öcalan’ın paradigmasını bütün dünyaya yaymalıyız. Bu yürüyüşümüze birçok yerden birçok farklı genç katıldı. Sadece Kürt ya da Alman gençleri değil, birçok farklı ülkelerden gelen gençler var. Bu son yıllar şunu gösteriyor: Öcalan’ın paradigması yayıldı. Ayrıca bu aslında bütün gençler için de bir çözüm oluyor. Herkesin bu esaslar etrafında bu yürüyüşlere katılmasını arzu ediyorum. Öcalan’ın bulduğu çözümler ile kadınlar içindeki cevheri ortaya çıkarmıştır. Bu yüzden Öcalan bize bir yol göstericidir” dedi.  
 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.