Mahpus Görüşmeleri raporu: Gazetecilerin hakları engelleniyor
  • Rojev
  • Güncel
  • Mahpus Görüşmeleri raporu: Gazetecilerin hakları engelleniyor

Mahpus Görüşmeleri raporu: Gazetecilerin hakları engelleniyor

Basın ve Hukukta Hakikatleri Araştırma Derneği, tutuklu gazetecilerle yaptığı görüşmeye dair raporunda, haber alma ve iletişim hakkının engellendiğine işaret ederek, tutuklu yargılamanın hak ihlali olduğunu vurguladı.

ABONE OL
Ocak 18, 2023 10:00
Mahpus Görüşmeleri raporu: Gazetecilerin hakları engelleniyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL
ANKARA – Basın ve Hukukta Hakikatleri Araştırma Derneği, tutuklu gazetecilerle yaptığı görüşmeye dair raporunda, haber alma ve iletişim hakkının engellendiğine işaret ederek, tutuklu yargılamanın hak ihlali olduğunu vurguladı. 
 
Basın ve Hukukta Hakikatleri Araştırma Derneği, “Sincan Kapalı Kadın Hapishanesi Mahpus Görüşmeleri” başlıklı raporunu yayınladı. Rapor kapsamında Ankara merkezli soruşturma kapsamında 29 Ekim’de tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan ve Ceylan Şahinli, JINNEWS muhabirleri Öznur Değer ve Habibe Eren ile görüşme gerçekleştirildi.  
 
HABER ALMA HAKKI 
 
Raporda, gazetecilerin haber kaynaklarına erişim sorunu yaşadığı, A Haber, FOX ve Haber Türk gibi kanalları sadece izleyebildiği, Basın İlan Kurumu’na resmi ilan ve reklam verebilen süreli yayınlara ulaşabildiği belirtildi. Gazetecilerin haberlerinin çokça yayınlandığı Yeni Yaşam gazetesinin gazetecilere verilmediği aktarılan raporda, “Gazeteciler hem haber alma haklarına müdahalede hem de kendi mesleklerini icra ettikleri alandan koparılma çabası olarak gördüklerini belirtmişlerdir” denildi.
 
Raporda, kitap ve dergilere getirilen kota kısıtlamasına değinildi. Gazetecilere diğer tutuklulardan farklı olarak bilgisayara erişim hakkının tanınmadığı aktarılarak, şunlar kaydedildi: “Gazeteciler, yazı yazmak, haber yapmak-yazmak konularında işlevselleştirilebilecek bir imkânın kullandırılmamasını bir hak gaspı olarak tanımladıklarını belirtmişlerdir.”
 
İLETİŞİM HAKKI KISITLANIYOR
 
Raporda, gazetecilere gelen mektupların kendilerine geç teslim edildiği, bu sürenin bir ay kadar olduğu belirtildi. Raporda, gazetecilerin kartpostal göndermek istedikleri durumda da “Kantinde kartpostal yok” denilerek, taleplerinin reddedildiği belirtildi. Söz konusu durumun hak ihlali olduğu vurgulanan raporda, şunlar belirtildi: “İletişim hakkının gaspı aynı zamanda hapishaneden haber yapıp yollamak isteyen mahpus gazetecilerin mesleki faaliyetlerini de sınırlandırmaktadır. Zira temel iletişim ihtiyacının yanında, gazeteciler ‘içerden’ haber yapıp dışarı yollamak istediklerinde ya da güncel politik meselelere karşı yazdıkları yazıları ‘dışarıyla’ paylaşmak istediklerinde, yazdıkları ya sansürleniyor ya da dışarıya çok geç ulaştırılıyor. Bu da gazetecilerin iletişim hakları dolayımında haber yapma, yazı yollama imkânlarını sınırlandırmış oluyor.”
 
YAZILI TALEP VE CEVAP HAKKI 
 
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki uygulamaların “bürokratik” olarak tanımlandığı raporda, tutukluların ihtiyaç ve sorunlara ilişkin başvurularda tek bir soruna ilişkin toplu dilekçe verilmesine izin verilmediği, her bir sorun için ayrı ayrı dilekçeler yazmak zorunda bırakıldığına dikkat çekildi. Aynı prosedürün kantinde de geçerli olduğu vurgulanarak, söz konusu yaklaşımın tutuklular arasındaki kolektif hareketi sınırlamayı amaçladığı ifade edildi.
 
‘TUTUKLUK YARGILAMA İHLALDİR’
 
Gazetecilerin tutuklu yargılanmasının başlı başına bir ihlal olduğu vurgulanan raporda, gazetecilerin söz konusu durumu kendilerini pasifize etme aracı olarak kullanılması olarak değerlendirdiği aktarıldı. Gazetecilerin cezaevi koşullarında dahi yazmaya devam edecekleri belirtilen raporda, şunlar kaydedildi: “Gazeteciler, tutukluluğun sadece kendilerine dönük bir kısıtlama olmadığını, halkın haber alma hakkının da kısıtlandığını ifade etmişlerdir. Bunun, hak ihlallerine maruz bırakılan kadınların ve onlarca yaşamın, uğradıkları haksızlıklar karşısında hak arama mücadelesi başlatmış olan insanlara dönük de bir müdahale olduğunu düşündüklerini belirtmişlerdir.”
 
‘ÖZGÜRLÜK İNSANIN UFKUNDA’
 
Raporda Berivan Altan’ın şu sözlerine yer verildi: “İçeride de bir yaşam var. Özgürlüğün yalnızca gökyüzüne bakarak, uçsuz bucaksız yürümek demek olmadığını, özgürlüğün aslında insanın ufkuyla ilgili olduğunu, burada tel örgülere bakarken bir kez daha anlıyoruz. 4 duvar, boyu 92,5 cm eni 32,5 cm (tabi 37 numara ayakkabılarımla ölçtüm) bir alana sıkıştırılmak isteniyorsunuz. Ama başarılı olamıyorlar. Biz burada da bir yaşam kuruyor, hikâyeler biriktiriyor, gözlemliyor ve hatta yan koğuşlarla komşuluk ilişkisi kuruyoruz. Birbirimizin hayatına dokunmaya devam ediyoruz.”
 
‘HER KOŞULDA YAZACAĞIZ’ 
 
Raporda, Habibe Eren’in, “Özgür basın yapması gerekeni yaptı. İktidar yaptığımız haberlerden rahatsız olabilir ama unutulmasın ki basın üçüncü bir gözdür. İktidarlardan, otoritelerden bağımsızdır. Onu denetler, aksi bir durumda eleştirir, ihlalleri teşhir eder. Bizim yaptığımız da budur. Birçok kadın, yaşadığı hak ihlallerini bize güvenerek anlatmasının altında yatan neden de budur. Her koşulda yazmaya devam edeceğiz” sözlerine yer verildi.
 
İNSAN HAKLARI İHLALİ
 
Raporun sonuç kısmında Mandela Kuralları hatırlatılarak, tutukluların dış dünya ile ilişkilerinin sağlanabilmesi için aile görüşünün yanı sıra arkadaş görüşü, mektup, faks gibi iletişim araçlarında faydalanabilmesi gerektiği ve bunun tutukluların ruhsal ve soysal iyilik halleri için gerekli olduğuna dikkat çekildi. Söz konusu hakların kanun tarafından tanındığına işaret edilerek, disiplin soruşturmaları ile bu hakkın kullanımının engellenmesinin temel hak ve özgürlüklere ve evrensel insan hakların normlarına aykırı olduğuna dikkat çekilerek, kaldırılması gerektiğinin altı çizildi.
 
Tutukluların kotasız süreli ve süresiz yayına erişiminin sağlanması, iletişim hakkının kısıtlanmasına yönelik keyfi uygulamaların kaldırılması gerektiği vurgulandı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.