DOLAR 17,9237 0.09%
EURO 18,5110 1.25%
ALTIN 1.036,170,26
BITCOIN 4290704,12%
Diyarbakır
36°

AÇIK

20:18

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Harmandalı Geri Gönderme Merkezi suç işliyor
  • Rojev
  • Güncel
  • Harmandalı Geri Gönderme Merkezi suç işliyor

Harmandalı Geri Gönderme Merkezi suç işliyor

Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ne giden ancak müvekkilleriyle görüştürülmeyen avukatlardan Duygu İnegöllü, mültecilerin hukuksuz bir şekilde zorla sınır dışı edildiğini belirterek, suç işlendiğini söyledi.

ABONE OL
Haziran 26, 2022 07:30
Harmandalı Geri Gönderme Merkezi suç işliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İZMİR – Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ne giden ancak müvekkilleriyle görüştürülmeyen avukatlardan Duygu İnegöllü, mültecilerin hukuksuz bir şekilde zorla sınır dışı edildiğini belirterek, suç işlendiğini söyledi. Mültecilere yönelik işkence ve kötü muamele ile gündemden düşmeyen İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne bağlı Harmandalı Geri Gönderme Merkezi (GGM), bu kez zorla sınır dışı etme tartışmalarıyla kamuoyunun gündeminde. 23 Haziran gecesi itfaiye ve ambulans hareketliliğinin yaşandığı merkeze giderek, müvekkilleriyle görüşmek isteyen avukatlar, engellenerek içeriye alınmadı. Yaşananlara dair hiçbir bilgi verilmezken, 24 Haziran öğlen saatlerinde merkezde bulunan 226 mülteci sınır dışı edildi.  Gelişmeleri başından itibaren takip eden İzmir Barosu Göç ve İltica Komisyonu aynı zamanda Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi Duygu İnegöllü, GGM’deki tanıklıklarına ilişkin konuştu.  23 HAZİRAN’DA NE OLDU?  Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ne çekilmiş bir videonun sanal medya hesaplarında yayınlanması üzerine gittiklerini belirten İnegöllü, geçmiş dönemlerde de benzer hak ihlallerinin yaşandığını bildikleri için hemen harekete geçtiklerini söyledi. Daha önce GGM’de kalan bir mültecinin yanarak yaşamını yitirdiğini, 2 mültecinin ise işkence edildiğini anımsatan İnegöllü, O geceyi şöyle anlattı: “Gece 02.00’da merkeze gittik. Normalde bile nizamiyede bekletilmemiz gerekirken, kapıda bekletildik. Sürekli ‘Birazdan içerden haber gelecek. Sizi bilgilendireceğiz’ denildi. Daha sonra kapının aralanması durumunda içeri girdik. Binayı en azında bahçeden görmek istedik. Burada da engellemeye çalıştılar. İçerden çığlık sesleri yükseliyordu. Ama bir duman, koku, yangın izi yoktu. Dolayısıyla bu kadar itfaiyenin neden geldiğini anlayamadık. ‘İçeride daha kötü bir durum mu var’ diye düşündük” ifadelerini kullandı.   Çığlık seslerinin yükselmesinin üzerine binaya girmeye çalıştıklarını belirten İnegöllü, bunun üzerine güvenlik görevlileri tarafından engellendiklerini, video çekmek istediklerinde de darp edilip, hakarete maruz kaldıklarını söyledi. Yaşanan gerginlik üzerine İzmir Barosu Başkanı’nın GGM müdürünü aradığını aktaran İnegöllü, “Müdür 2 grup arasında kavga çıktığını, avukatların içeriye girmesine izin vermeyeceklerini, itfaiyelerin ise önlem amaçlı getirildiğini söylemiş. Baro başkanına ‘Evlerine gitsinler sabah saat 09.00’da görüşmek için randevu veriyoruz’ denilmesi üzerine kurumdan ayrıldık. Sabah aynı saatte 5 avukat arkadaşımla birlikte gittik. Ancak bu kez de ‘İdari işlem var’ denilerek, öğlen saatlerine kadar kimsenin alınmayacağını söylediler. Öğlen saatlerinde de merkeze onlarca araç sevk edildi. Mülteciler sınır dışı edildi. Yani GGM’den hiç bir şekilde bilgi alamadık” diye belirtti.  ‘GÜVENLİKLERİN HEPSİ IRKÇI’  Merkezde özelikle ırkçı özel güvenliklerin bulundurulduğuna dikkati çeken İnegöllü, şunları aktardı: “Güvenlikçiler ‘Bir kere de bizim için buraya gelin, nerde bir yabancı var onları savunuyorsunuz. Belli ki siz bu işten para kazanıyorsunuz’ gibi hakaretlerde bulundular. Biz insan haklarını savunan avukatlarız. Kanunen insan haklarını savunmakla yükümlüyüz. Bu mesleğin bize yüklediği bir görev.”  ‘YAPILANLAR HUKUKSUZDUR’ Olayların yansıtıldığı gibi olmadığını kaydeden İnegöllü, “Zorla geri gönderilmeye ilişkin bir evrak imzalama serüveni oldu muhtemelen. Mülteciler de buna tepki gösterdi. Bu tepkinin büyüyeceği düşünülerek, önlem alınmaya çalışıldı. Mültecilerin gönüllü bir şekilde ülkelerine gitmek istediklerine ilişkin zorladıklarını düşünüyorum. Bizde oraya hemen gidince, bunun önünü almaya çalıştılar” dedi.  Sınır dışı edilmenin hukuki boyutuna dikkati çeken İnegöllü, “Normalde sınır dışı edilme kararı alındıktan sonra 7 gün dava açma süresi olur. 7 gün geçtiyse sınır dışı kararı kesinleşmiş olur. Mülteciler bu şekilde sınır dışı edilir. Fakat burada bu işletilmek istenmedi. Afganistan’ın durumu belli. Taliban bir terör örgütü. Kız çocukları ve kadınlara yaptığı insanlık dışı suçları bütün dünya biliyor. Ülkenin durumuna dair hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yapılan her sınır dışı işlemi hukuksuzdur. İnsanları güvende olamayacağı bir ülkeye sınır dışı edemezsiniz. Geri dönüş evraklarını imzalatırken, mutlaka güvenilir bir kurumun da orada olması gerekir” diye belirtti.  CENEVRE SÖZLEŞMESİ Uluslararası kanunlara da işaret eden İnegöllü, Cenevre Sözleşmesi’nde de hiç kimsenin insanlık dışı kötü muamele göreceği, yaşamını kaybedeceği bir ülkeye sınır dışı edilemeyeceğinin açıkça belirtildiğinin altını çizdi. İnegöllü, “Sınır dışı edilen mültecileri tek tek dinlemek zorundalar. Ne yaşadıklarını bilmeden gönderemezler. Yasalara göre bunu yapanlar suç işliyor.”  SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAK  GGM’de kendilerine yönelik darp ve hakaretlere ilişkin suç duyurusunda bulunacaklarını belirten İnegöllü, çocukları sınır dışı edilen ailelerin ise kendilerine ulaşması halinde hukuki süreci başlatıp, sürecin takipçisi olabileceklerini söyledi.  MA / Semra Turan 

En az 10 karakter gerekli