DOLAR 17,9373 0.18%
EURO 18,5045 1.2%
ALTIN 1.037,310,37
BITCOIN 4334783,73%
Diyarbakır
36°

AÇIK

17:06

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Akdeniz: Demokrasi için tek adam gitmeli

Akdeniz: Demokrasi için tek adam gitmeli

Evrensel Gazetesi’nin düzenlediği “Göç ve mültecilik” konulu panelde konuşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, "Türkiye’de demokrasinin güvencesi, mültecilerin geleceği için tek adam yönetiminin gitmesi gerekir" dedi.

ABONE OL
Haziran 20, 2022 20:00
Akdeniz: Demokrasi için tek adam gitmeli
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İZMİR- Evrensel Gazetesi’nin düzenlediği “Göç ve mültecilik” konulu panelde konuşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Türkiye’de demokrasinin güvencesi, mültecilerin geleceği için tek adam yönetiminin gitmesi gerekir” dedi. Evrensel Gazetesi İzmir Temsilciliği, “İşçi sınıfı enternasyonalizmi ışığında göç, mülteciler ve çözüm önerileri” başlıklı paneli İzmir Sanat Merkezi’nde düzenledi. Panele konuşmacı olarak Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali, Göç Araştırmaları Derneği Dr. Lülüfer Körükmez ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz katıldı. ‘SURİYE GÜVENLİ DEĞİL’Panelde ilk olarak konuşan Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Salih Ali, mülteciliğin sadece Türkiye’de değil dünyada da tartışılan bir konu olduğunu söyledi. Suriye’de savaşın devam etmesinden kaynaklı geri dönüşün mümkün olmadığını vurgulayan Ali, “Evet Suriyeliler ucuz çalışıyor, fazla mesai çalışıyor ama eğer gelir yoksa taş mı yiyecekler? Eğer mültecilik hakkı varsa, o ayrımcılık nefret de yaratılmaz. Entegrasyon ve sosyal uyum projeleri, araştırmalar yapıyoruz. Zafer Partisi mültecileri hedef gösteren nefret dilini kullanıyor. Suriye güvenli bir yer sa herkes dönmek ister. Ben mülteciyim, içinde yaşıyorum. Biz biliyoruz Suriyeliler dönecek ama maalesef hâlâ güvenli bir yer yok. Alt yapı da kalmadı, iş fırsatları da kalmadı nereye gidecek” dedi. KADINLARIN İŞ YASAMI Ardından konuşan Göç Araştırmaları Derneği Dr. Lülüfer Körükmez de, yaptıkları ‘Piyasa politika toplumsal cinsiyet kıskacında kadın emeği’ araştırmasına değindi. Suriyeli kadın çalışma oranının düşük olduğunu aktaran Körükmez, bu sorunun sadece Suriyelilerin sosyal, ekonomik, politik ve kültürel yapısı üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmayacağını, Türkiye’de sömürülen kadın emeğinin de etkisi olduğunu söyledi. Kadınların çalışma yaşamındaki tedirginliklerinden söz eden Körükmez, “Gittiği yerde tacize uğrayacak mı? Sokakta taciz ne durumda? Ücret hırsızlığına maruz kalacak mı gibi pek çok faktörü gözden geçiriyorlar. Sadece kültürel saiklerle açıklamak, bireyselleştirmek mümkün değil. Ekonomik, politik faktörlere bakmamız gerekir” diye ekledi. İş yerlerindeki duruma bakıldığında ise emeklerinin karşılığını alamadıkları gibi polise ya da gerekli bir yere başvurduğunda hiçbir işlemin yapılmadığını hatırlatan Körükmez, “Bu enformelliği üretenlerin yine tekrar resmi otoritenin olduğunu, devlet politikası olduğunu görüyoruz. Sigortasız çalıştırılan mülteciler yakalandığında sınır dışı ediliyor. Enformel çalışmanın faturası işçiye kesiliyor, patrona ya da denetlemesi gereken ilgililere kesilmiyor” diye belirtti. DÜZEN SORUNUSon olarak konuşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ise, Suriye savaşının dış güçler nedeniyle bu kadar uzadığına dikkati çekti. İşçi sınıfı mücadelesinin içinde oldukları kadar mülteci meselesinin de içinde olduklarını dile getiren Akdeniz,  “Dedik ki ‘mülteciler sarayın insafına bırakılamaz. Birlikte mücadeleyi yürüteceğiz geri gönderemezsiniz.’ Antiemperyalist mücadelenin gereği olarak egemen sınıflara bu savaştan çekil demek zorundayız. Kendimize ve halkımıza yapacağımız en büyük yardım budur. Çünkü göç sorunu bir düzen sorunudur. Bu düzen değişmedikçe bu göçlere çare bulunmaz” ifadelerini kullandı.’TEK ADAM GİTMELİ'”Ya bu dünyayı hep beraber değiştiririz ya da geri gitmeye devam ederiz” diyen Akdeniz,  “Suriyeli göçmen düşmanlığı, ekonomik kriz altındaki düzenin faşist ideolojilerin bir kez daha önünü açmak üzere yapılmış bir operasyonudur. Bu mesele sadece göç ve mülteci meselesi değil. Buradan mülteci düşmanlığı kışkırtılırsa tüm demokrasi güçlerini vurur. O yüzden Türkiye’de demokrasinin güvencesi, mültecilerin geleceği için tek adam yönetiminin gitmesi gerekir. Tek adama karşı çıkmak adına mülteci düşmanlığını kışkırtanlara da dur dememiz gerekir” şeklinde konuştu. 

En az 10 karakter gerekli